İman ile İmkanlarımız

Şimdiki idrakime göre öncelikle ne ya da kim olduğumu ifade etmeye çalışayım.

Ben spiritüel bir varlığım. Üst ruhumun ya da ruh ailemin bir parçası bireysel bir ruhla ve zihinle birlikte bedenlenmiş ve fiziksel bir deneyim yaşıyor. Bu deneyim esnasında bir seri uyanış yani keskin ayma halleri yaşadım. Bunlar hayatımda çığır açan dönüm noktaları oldular. Psikoz dahil bir çok derdime şifa buldum. Zamanla bu haller güçlenip kalıcılaştılar. Artık rüyada dahi farkındalığımın kesilmediğini biliyorum.

Yıllardır özellikle bireysel görüşmeler ile bu deneyimlerimi paylaşıyorum. Aslında Bir olan kendimi anlatabilmek için bütününe yazarken BEN diyeyim. Buna bazen Öz ya da Spirit de diyebiliriz. Bilinç katmanlarımın (aşağıda 9 seviye olarak bahsi geçecek) üst ruhsal katmanlarına yazarken “Ben” derim. Alt katmanlarıma da (fiziksel, bedensel, “şey”sel, gezegensel, duyusal, duygusal, düşüncesel, dünyevi, toplumsal, …) “ben” derim. Bazen bunlara sırasıyla üst benlik ve alt benlik derim. Üst benlik bizi manevi dediğimiz alemlere bağlarken alt benlik de kişilik dediğimiz yapı ile dünyaya ve de gezegene bağlar. Bunları yedili çakra sistemi ile de 3 üst 1 köprü ve 3 alt çakra gibi de düşünebiliriz.

Uyanmış bir insan için artık Ben pilot rolündedir. Hem üst hem de alt katman ortaklaşa iş görmektedirler. Uyanmamış bir insan ise sadece rüyada Ben katmanına gider. Uyanık zamanlarında sadece fiziksel dünya ve gerçeklik olduğu yanılgısı içerisindedir. Neredeyse sadece ben katmanından robot gibi iş görmektedir. Aslında üst benliğimiz sözel bir şekilde ifade edersek aslımızdır. Alt benliğimiz ise bir simülasyondaymış gibi yaşadığımız illüzyonel (yazılım gibi, program gibi, Matrix filmindeki gibi) deneyim yaşayıp öğrenmek gelişmek üzere tasarlanmış bir halimizdir. Bu deneyimler aslımızı yani üst katmanımızı besler. Bu beslemenin zenginliği ve tamamlanması açısından enkarnasyon imkanlarımız dahi vardır.

Yolculuğum(uz)

Yıllarca aradım yollarda kendimi. Önceleri dağınık şekilde başlayan bu arayış sonraları toparlandı ve git gide sadeleşti. Sadeleşince zihnimdeki çıfıt çarşısına dönmüş yumak küçüldü de küçüldü. Kafa karışıklığım ortadan kalkınca öznel durumuma uygun pratikleri (meditasyon, yoga, nefes, …) seçebilecek hale geldim. İşte bu sayede hızlı bir uyanış sarmalına girdim.

Neden sarmal?

Çünkü bitmiyor spiral olarak üç basamağın tekrarı şeklinde habire yükseliyor. Artık bugün de dünkü kadar harika olamaz derken her gün tekrar tekrar şaşırdım. Sonsuz bir sarmal olduğunu öğrenince de rahatladım. Hırsım azaldı dinginliğim arttı.

Hangi sarmal?

Uyanış, arınma ve kendini gerçekleştirme olarak özetlenebilir bu sarmal.

Biraz daha uyanış. Yani ayma, “aha! işte bu” anları, satoriler yaşama, sebepsiz dingin bir huzur ve bazen havai fişekler atılmış gibi coşku halleri …

Biraz daha arınma. Yani hiç yoktan ortaya çıkıveren bastırılmışlıklarımız, tam artık bitti derken bazen geri gelen ve bir üst seviyeden daha çözüm bekleyen inanç kalıplarımız kaynaklı sıkıntılarımız. Sanki temizlenme (arınma) arzusuyla daha da zor ve daha da karanlık görünen ve bizi tekrar eski halimize sokmak istercesine yıldıran sıkıntılarımız …

Biraz daha marifet yani kendini gerçekleştirme. Eskiden etiket için maddi sonuçlar için “o ne düşünür şu ne der” şeklinde oluşmuş dünyevi faaliyetlerimizin artık daha özümüze uymaya başlaması …

Tekrar bir tık daha uyanış, biraz daha arınma, biraz daha marifet sergileme …

Nedir zaten olan biten gelişimden farkı?

İçsel doyum farkı. Artık bize sıçrayışlar olduğu hissiyatının gelmesi. İçimizdeki sebepsiz mutluluğun artışı. Her karanlığın arkasından daha da şavkla doğan güneş. Aşk yaşarmış gibi yaşamak. Şefkatimizin artışı. Hayvanların doğanın bize yaklaşımı ve sevgisi. İşlerimizin yolunda gitmesi. Neredeyse imkansız tesadüfler. Bir organize eden sistem farkındalığı. Kendini bu sisteme git gide güvenle teslim etme.

Sosyal hayat devreye girer hemen. Bütün uyanışlar önce cezalandırılır neredeyse. Az sayıda da olsa benzer şeyler söyleyenler olabilir tabi ki. Bu bizde hem cesaret hem de bir araya toplanma ihtiyacı doğurur. Ancak yine de çoğu kişi ve özellikle de en yakınlarımız bizi garipseyerek eski “normal” renksiz hayatımıza dönmeye zorlar, sorumsuzlukla ve akılsızlıkla suçlar. İşte bu yüzden ustaların tavsiyesi yeterince güçlenmeden kendimizi cengaver gibi ortaya atmamamızdır. Bir müddet kendi kozamızda kalıp kendi sosumuzda marine olmak zorundayız. İçimize bir sürü kuşku doluşur. Kandırılıyor muyuz? Birilerinin oyununa mı geliyoruz? Bu sorular çok doğal. İşte bu yüzden bu yazı var.

İşte geldik teyit aşamasına! Bu çağdaki bir insanı bilgi vermeden memnun etmek neredeyse imkansız. Şükür ki artık bilgiler de çok. Bana gelen teyitlerden özetlediğim öz prensipler. Yani iman ile imkanlarımız nasıl açılır ve genişletilir şeklinde bir kullanma kılavuzu. Yüzüne nur inmiş yaşlılarımızdan veya üstatlardan gelen cevaplarla güçlendirilmiş.

İnsanın yücelişi özetle böyle bir şey:

Yaşa, Doğrula, Büyüt

Aşağıdakiler Şükran halamdan kısanın da kısası şiir gibi bir özet, Bashar’dan süzülen prensipler ile Ben’de yaşanmışlarla süslenmiş yöntemlerdir.

İsteyenlere gelsin 💓🙏🏾💕

İnsanın Yüceliş Macerası – Kendini Kullanma Kılavuzu

İnsan bir gemi
İçinde dümeni
Kullan kendini
Göreyim seni

(Şükran hala 🙏🏾)

2 AYAR: Uyanış- Öncesi, (Arası) ve Sonrası

İlki Allah’a yolculuk ikincisi Allah’da yolculuk (Rupert Spira 🙏🏾)

Öncesi git gide artan darlanma, felaketler ve ıkınma (nefs ile sahte yaratım)

Arada bir veya birkaç “aha! işte bu” uyanış kıvılcımı ile geçiş ve tekrar tekrar geri düşüşten sonra artık yavaş yavaş oturan bir yeniden doğuş, öze kavuşmanın geri dönülemez yolculuğu (Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu – Kuran 🙏🏾)

Sonrası git gide artan ferahlama, arınma ve marifet (özden gerçek yaratım)

5 DEĞİŞMEZ: İmanın Temeli

  1. Sen Varsın (You Exist)
  2. Herşey Şimdi ve Buradadır (Everything is Here and Now)
  3. Bir Hepsidir & Biz Hepimiz Biriz (The One is the All & We All are One)
  4. Ne Yayarsan Onu Alırsın (What You Put Out is What You Get Back) | (Men Dakka Dukka)
  5. Herşey Değişir Sadece Bu Beş Kural Değişmez (Everything Changes Except These Five Laws)

Diğer herşey bir fikirdir, oluşabilir sıkıntı yok, tercih etmiyorsak değişebilir

(Bashar 🙏🏾)

Niye sorusunun kar etmediği durumların özeti. Eğer bunları kabule yanaşmıyorsak travma yaşamışız ve içinde hala yaşıyoruz demektir. Bununla ilgili bir önceki yazımda az da olsa küçük bir açılım mevcut. Yine yaşanmışlıklardan derleme. Ancak Türkiye ve son zamanlardaki gezegenin tüm insanlarının dünyevi yaşam pratiği için çok yaygın gerçekler bunlar.

7 NÖTR İHTİYAÇ: Varoluşu Sürdürmenin Temeli

  1. Hava
  2. Su
  3. Uyku (Rüya, BEN ile bağlantı)
  4. Yiyecek
  5. Barınma (Çevre, Gelişim Ortamı)
  6. Bağlantı (İlişkiler)
  7. Yaratım (Yaratıcı İfade)

(Bashar 🙏🏾)

İhtiyaçlarımız insanın bedenli varlığı için bu öncelik sırasında ve şarttır. Bunları ihmal ediyorsak yine yaralıyız demektir. Mesela nefes almamızı sigara içerek güçleştiriyorsak en önemli maddeden sınıfta kalarak fiziksel alemde sıkıntı yaşayacağız demektir. Ya da nefes almamızı maske zorunluluğu ile zorlaştıran negatif varlıkların oyunlarına kapılıyoruzdur. Bütün travmalar derin korkulardır. Arınmamız bu çağda artık daha da kolaydır. Yeter ki isteyelim.

Bir insanı kontrol etmek, mala çevirmek, sindirmek, robotize etmek ve makina dişlisine döndürmek için en temel ihtiyaçlarına en tepesinden dahi çökerler haberiniz olsun. Bunu sizin en yakınlarınız dahi yaparlar, haberiniz olsun.

9 BİLİNÇ KATMANI: Arınmanın Temeli

  1. Üst Ruh (Oversoul) | Ruh Grubu | İlahi Nizam ve Kainat’a göre Ruh
  2. Bireysel Ruh (Individual Soul) | İlahi Nizam ve Kainat’a göre Varlık
  3. Üst Akıl (Higher Mind)
  4. Şablon/Arketip Gerçeklikler (Template Reality) (örnek: anne, baba, kahraman, hilebaz, … gibi şablonlar, Eflatun’a göre idealar, Jung’a göre arketipler)
  5. İnanç Kalıpları/Sistemleri (Belief Systems)
  6. Duygular (Emotions)
  7. Düşünceler (Thoughts)
  8. Otomatik Akıl (Automatic Mind)
  9. Topluluk Aklı (Collective Mind)

(Bashar 🙏🏾)

Bütün kıpırtılar (fiziksel hayata yani katı aleme kadar indiğinde görünmeye başlayan davranışlar ve ondan önceki ince alemlerde oluşan öncüleri yani enerjik hissiyatlar, duygular, düşünceler, …) yukarıdaki sırayla tepeden aşağıya doğru gelişir.

Kendini Sorgulama (Self Inquiry) denilen doğal arınma sistemimizin sağlıklı işlev göstermesi bu sırayla çalışmamıza bağlıdır. Yani diyelim ki 8. seviyede yani otomatik olarak yaptığımız bir davranışı (örnek sigara içmek) düzeltmek istersek bunun üst seviyelerine doğru bizi çıkaracak kendi içimize sorular yöneltmemiz gerekir.

Ortalama makul bir üst seviye şu anda 5. seviyedeki inanç kalıplarımızdır. Örnek verirsek uyku öncesi bir soru ile şöyle bir keşfe çıkabiliriz: “Neye inanıyor olmam lazım ki bu davranışımı sürdürmek istiyorum?”

Eğer üst katmanlardan bu soruya bir cevap bir gece içerisinde gelmezse muhtemelen o zaman zihni aşırı aktif bir insansınızdır. Artık yapmanız gereken basamakları teker teker çıkmaktır. Mesela artık 7. seviye soru şöyle olabilir: “Neyi düşündüm de sigara içmeye başladım şu an?” Cevap gelir eğer bir iki dakika durup içinize bakabilirseniz. Hemen 6. seviye soruyu yapıştırın: “Ne hissettim de sigara içmeye başladım?” Cevap gelince bir üst sorudan devam edin.

Bu sistemi samimiyetle uygularsanız en tepedeki 5 değişmez yasa hariç çözemeyeceğiniz hiç bir şey yoktur. Neden? Çünkü bunlar dışındaki her şey bir fikirdir ve değişebilir. İnsan sınırsız imkan ile kendini an be an yaratan bir varlıktır.

Bizim psikoloji olarak adlandırdığımız saygıdeğer bilimin açıklama tarzına göre çok önemli bir fark göstermektedir yukarıdaki katmanlar. Mesela biz günümüzde bilinçALTI diyerek inanç kalıplarımızı “aşağıda” bir yere itmekteyiz. Bu da onları otomatikman zayıf halde göstermekte. Halbuki inanç kalıplarımız 5. seviyede olup dünyevi bilinçli zihnimizin ÜZERİNDE bir güçle faaliyet göstermekteler. Bu tongaya basmayalım. Başımızı hep yukarı kaldıralım ki böylece aklımıza bu 9 basamak ve onların doğal sırası gelsin. Bilinç sıçrayışları aşağı giderek değil yukarı yönelerek olur.

11 MARİFET: Heyecan ile Yaşamanın (Kendini Gerçekleştirmenin) Temeli

1. Tutkun doğrultusunda hareket et
2. Yapabileceğinin en iyisi ile
3. Sonucun ne olması gerektiği konusunda hiç ısrar etmeden
4. Ve sonuç her ne olursa olsun pozitif kalın.

Artık heyecanınız ateşlendi. Aşağıdaki fikirleri git gide daha çok farkedin ki sapmalar olursa geri bildirim alıp düzeltirsiniz:

5. “Kendini Süren Motorunuz” çalıştı, artık heyecandan yerinizde duramıyorsunuz
6. Doğru yolda olduğunuza dair “İşaretler – Senkronizasyonlar – Teyitler” geliyor, mükemmel zamanlamalar olması gerekenlerin tam zamanında denk gelmeleri yaşıyorsunuz
7. En dirençsiz yoldasınız, “Eforsuz” kasmadan ıkınmadan ilerliyor adeta akıyorsunuz
8. “Bağlantıdasınız”, bütün heyecan dereleriniz denizlere akıp bir noktaya birleşiyor, merkezinizden hareket ediyorsunuz
9. “İhtiyaçlarınız – Rızkınız” otomatikman sağlanıyor (yani size özel bolluğunuz, dünyevi istekleriniz değil de ruhani yani özünüze yönelik ihtiyaçlarınız)
10. “Gereksiz Arzulardan Sıyrılma” yaşıyorsunuz, ihtiyacınız olmayan arzularınız peşinden ilerleyişiniz tıkanıveriyor. Bunu bir lütuf olarak idrak edebilirseniz gereksiz arzularınız zamanla kaybolup artık sizi rahatsız etmiyorlar
11. “Yansıtma Aynası” hizmetinize giriyor. Bütün varoluş sizi yansıtıyor ve bunu çözerek artık çok verimli hareket ediyorsunuz. Size özel bir evrende yaşadığınızı anlıyorsunuz. Aynanız varoluş mekanizmasının tasarımından dolayı zaman gecikmeli yansıtıyor size. Ki böylece istemediğiniz şeyleri yaratmadan iptal etme şansınız oluyor.

(Bashar 🙏🏾)

Ruhum yukarıdaki prensipleri son yıllarda yeni yeni gündemime taşıdı. Daha acemisi sayılırım.

İlk dört unsurun toplamına Heyecan ile Yaşamak diyebiliriz. Heyecanımızı küçücük başlayarak ve an be an uygulayarak ateşleriz.

Sonra diğer yedi madde devreye girerek heyecanımıza dümen olacaktır. Özetle bunlar kendimizi gerçekleştirme aşamasının anahtarlarıdır.

Uyanış, Arınma, Gerçekleştirme döngüsü spiraldir. Git gide bir öncekinden daha uyanık, daha arınmış ve daha yaratmış olursunuz. Ve bu süreç hiç bitmez. Ben oldum noktası yoktur.

En yüksek imkanımız nedir?

İstersek her nefeste bile “BEN” adı verdiğimiz değişmez hissiyatımızı hatırlayabiliriz. “Ben Ben’im” idraki istediğimiz her daim bizimledir. Ben size şah damarınızdan yakınım (Kuran 🙏🏾) Cebinize bile koyamayacağınız kadar yakın ve sizden alınamayacak olan tek şey olmayan şeydir.

İman Varsa İmkan Vardır

Sessizlik … 🙏🤲💓